Kız Kalesi ( Erdemli-MERSİN )
Anasayfa
Biyografi
Kitaplar
Makaleler
Bildiriler
Haberler
Hedeftekiler
Sertifika ve Belgeler
Basında
İletişim

Mehmet MAZAK Araştırmacı Yazar

Makaleler

Osmanlı Üsküdar’ında Aydınlatma (Üsküdar Sempozyumu 2003)

    Osmanlı Üsküdar’ında Aydınlatma (Üsküdar Sempozyumu 2003)

    16.01.2012

    Anadolu Yakasının İlk Sanayi Tesislerinden Kuzguncuk Gazhanesi ve Üsküdar


    Modern belediyeciliğin önceliklerinden olan cadde, sokak ve tarihi mekânların geceleri aydınlatılması girişimi Anadolu yakasında ilk defa Üsküdar Kuzguncuk Gazhanesi’nin 1865 yılında tesis edilmesi ile gerçekleşmiştir.

    Dünyada modern belediyecilik ölçülerinden sayılan sokak aydınlatması çalışması İstanbul’da ilk defa 1856 yılında Beyoğlu semtinde, ikinci kez ise 1865 yılında Üsküdar’da gerçekleşmiştir. Üsküdar, belediyecilik kültürü açısından bakıldığında Beyoğlu ve İzmir’den sonra aydınlatmada çağdaş belediyecilik anlayışını geliştiren üçüncü semtimizdir.

    Üsküdar bütün bu önceliği sınırları içindeki Beylerbeyi semtine yaptırılan saraya borçludur. Günümüz Beylerbeyi Sarayı’nın bulunduğu alanda daha önceden bulunan yapılar 1851’de çıkan yangında hasar görmüştü. Bunu bir uğursuzluk sayan Sultan Abdülmecid artık burada ikamet etmemiş, saray bir süre metruk kalmıştır. Beylerbeyi Sarayı Abdülmecid'den sonra tahta çıkan Sultan Abdülaziz (1861–1876) tarafından, Sermimar-ı Devlet olan Sarkis Balyan ve kardeşi Agop Balyan’a yeniden yaptırılması sonucu bugünkü halini almıştır. Sarayın yapımı 1864’de tamamlanmış, 21 Nisan 1865 yılında Sultan Abdülaziz, Beylerbeyi Camii’ndeki Cuma namazı sonrasında yeni saraya törenle gelmiştir.

    İstanbul’un Anadolu yakasının ilk sanayi tesislerinden biri olan gazhanenin inşası 1862’de başlayıp 1865 yılında tamamlanmıştır. Beylerbeyi Sarayı’nın modern ölçülerde aydınlatılabilmesi için Kuzguncuk Baba Nakkaş Sokak’ta (bugün Gazhane Sokak olarak geçiyor) Kuzguncuk Gazhanesi tesis edilerek maden kömüründen elde edilen yakıt burada kullanılmıştır.

    Kuzguncuk Gazhanesi, makine ve ekipmanların bulunduğu ve fabrikanın aslını teşkil eden bir ana bina, idari birimlerin ve yönetim merkezinin bulunduğu yardımcı bina ve gazın depolanması ve ayrıştırılmasını sağlayan orta ölçekli iki adet gazometre tesisinden oluşmaktaydı. Gazhane fabrikası, gaz elde etmeye yarayan maden kömürü, işlendikten sonraki kömür tozları ve küllerinin ve kadranın depolandığı geniş bir depo alanından oluşan 10 dönümlük bir arazide kurulmuştur.

    Kuzguncuk Gazhanesi’nde Beylerbeyi Sarayı’nın aydınlatılması ve ısıtılmasından arta kalan üretim fazlası havagazı ile ilk olarak sokak aydınlatmasının gazhaneye yakınlığından dolayı Kuzguncuk semtinde yapılmış olması muhtemeldir. Daha sonra Beylerbeyi semti ve tüneli, İcadiye, Üsküdar Meydanı, Abdullah Ağa, Küplüce, Burhaniye ve Fıstıklı semtlerinin sokakları aydınlatılmıştır. Bu aydınlatma diğer yerlerde olduğu gibi, sokakların muhtelif yerlerine yerleştirilmiş fenerler vasıtası ile yapılmaktaydı.

    Kuzguncuk Gazhanesi, 1862'de bir Fransız Gaz Şirketi tarafından Kuzguncuk Baba Nakkaş Sokak’ta inşa edilmeye başlanıp, 1864 yılında tamamlandı. Gazhanenin konum olarak Kuzguncuk Baba Nakkaş Sokağı’nda inşa edilmesinin sebebi Beylerbeyi Sarayı’na çok uzak olmaması ve gazhanede kullanılacak olan maden kömürünün küçük gemi ve mavnalarla boğaz kıyısına getirilecek olmasıdır muhtemelen.

    1892 yılında fiilen hizmete giren Kadıköy Gazhanesi 06 Ocak 1892 tarihinde kurulan Üsküdar-Kadıköy Gaz Şirket-i Tenviriyesi adıyla Üsküdar’a havagazı sağlamaya başlamıştı. Ayrıca teknolojisinin eskimesi ve 1920’li yıllarda Anadolu yakasında elektriğin yaygınlaşması neticesinde gazhane işlevini yavaş yavaş kaybetmiş bulunmaktaydı. 76 yıl kesintisiz hizmet veren gazhanenin üretimi 1940 yılında durduruldu. Endüstri tarihimizin ilk sanayi tesislerinden biri olan Kuzguncuk Gazhanesi’nin kullanıma elverişli makine ve metal bölümleri yerinden sökülerek Kadıköy Gazhanesi’nde kullanılmak üzere oraya taşındı. Bu tarihte 10 dönüm arazide kurulu Kuzguncuk Gazhanesi’nin ana ve yardımcı binalarının zamana direnebilen taş duvarları ile gazometre havuzları, Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından, Beylerbeyi Sarayı'nın müştemilatı olarak değerlendirilerek, birinci sınıf tarihi eser statüsünde kayda alındı.

    Gazhanenin 1940 ile 1992 yılları arasındaki akıbeti tam olarak bilinmemekle birlikte, Kuzguncuk halkından edinilen bilgiye göre gazhane kapatıldıktan bir müddet sonra burada mantar çiftliği kurulmuş ve uzun süre mantar üretilmiştir. Asıl hayret uyandıran nokta ise; daha sonra yakın zamana kadar buranın domuz üretim çiftliği olarak kullanılmış olmasıdır.

    Nakkaştepe'deki Kuzguncuk Gazhanesi, 1992 yılına kadar Milli Emlak'ın arazisi olarak sadece kayıtlarda yaşadı. Hatta doksanlı yıllarda tesisi bulmak isteyenler, belediyenin nazım planlarında bile böyle bir yapıya rastlayamıyordu.

    TBMM Milli Saraylar Daire Başkanlığı bünyesinde yer alan Beylerbeyi Sarayı Kuzguncuk Gazhanesi’nin bulunduğu Nakkaştepe/Kuzguncuk'taki 10 dönümlük arazi, 1992 yılında Mülkiyeliler Birliği İstanbul Şubesi tarafından 49 yıllığına Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nden kiralanmıştır. 1992 yılında Mülkiyeliler üzerindeki 29 gecekondu ile birlikte araziyi Milli Emlak Genel Müdürlüğünden devraldı. Üst tarafında askeriyenin de bir parseli olan arazideki 29 gecekondu boşaltılarak teker teker yıkıldı. Sonra gazhanenin rölöveleri çıkartılarak projelendirilmesine geçildi. Toplamı 2 bin 500 metrekareye varan üç blok kapalı alandan oluşan tesisin restorasyon projesini de Mimar Gökhan Avcıoğlu gerçekleştirdi.

    Boğaziçi İmar Müdürlüğü, 3 No'lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu ve Üsküdar Belediyesi bünyesinde takip edilen ve dört yıl süren izin işlemlerinin ardından proje için onay verildi ve inşaata başlandı.

    Kuzguncuk Gazhanesi’nin restorasyon projesi gerçekleştirilirken, Avusturya'daki Viyana Gazhanesi'nin yeniden kullanıma kazandırılmasında hakim anlayıştan etkilenilerek proje geliştirilmiştir.

    Türk sanayi tarihinin önemli bir aşamasını oluşturan Nakkaştepe'deki metruk gazhane, bundan böyle 'gaz' yerine 'kültür' üretecek şekilde planlanmaktadır. Mülkiyeliler Birliği İstanbul Şubesinin kültür merkezi olarak restore edeceği tesisin gazometre kuleleri ise kafeterya ve restoran olarak hizmet verecek.
    Milli Emlak İdaresinden içinde Anıtlar Yüksek Kurulu'nun 1. derecede tarihi eser olarak tescil ettiği gazhanenin kalıntılarının bulunduğu arazi hem Beylerbeyi Sarayı’nın bir parçası, hem de Türk endüstri tarihi için önemli bir mekândır.

    Kuzguncuk Gazhanesi’nin Bugünü

    TBMM Milli Saraylar Daire Başkanlığı bünyesinde yer alan Beylerbeyi Sarayı Gazhanesi'nin bulunduğu Nakkaştepe/Kuzguncuk'taki 10 dönümlük arazi, Mülkiyeliler Birliği İstanbul Şubesi tarafından 49 yıllığına Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nden kiralanmıştır. Tarihi değeri büyük olan bu endüstriyel tesisi düşünce, kültür ve sanat üreten bir merkeze dönüştürmek üzere gerekli tüm projeler Mülkiyeliler Birliğince hazırlanıp ilgili mercilere onaylatılmış ve inşaat ruhsatı alınmıştır.

    "Beylerbeyi Sarayı Gazhanesi Mülkiyeliler Birliği Kültürel ve Sosyal Tesisleri" Projesi, 1998 yılı Mayıs ayında Cumhurbaşkanlığının himayesi altına alınmıştır. Kültür Bakanlığı da projeyi benimsemekte ve desteklemektedir.

    Bu proje, Mülkiyelilere ve İstanbul'a sadece bir kültür ve sosyal tesis kazandırmaktan öte anlamlar taşıyor: Endüstriyel mirasımızın güzel bir örneği olan Beylerbeyi Sarayı Kuzguncuk Gazhanesi restore edilerek, gelecek zamanlara aktarılacaktır. İstanbul'un tarihi yapılarından biri olan Beylerbeyi Sarayı Gazhanesi, Kuzguncuk Nakkaştepe'de Boğaziçi'ne açılan, yüzyıllık çınar, kayın, çam ağaçlarıyla kaplı bir vadide yer almaktadır.

    Gazhane binası 1862 yılında Beylerbeyi Sarayı'nın aydınlatılması ve ısıtılması için bir Fransız şirketince inşa edilmiştir. Daha sonra Kuzguncuk semtine de hizmet vermeye başlayan gazhane, semte elektrik gelmesiyle 1940 yılında hizmetini durdurmuştur. 76 yıl kesintisiz hizmet veren tesisin metal bölümleri sökülerek, Kadıköy Gazhanesi'ne taşınmış, geriye sadece taş duvarlar kalmıştır.


    Mevcut yapının temelleri ve duvarlarının restorasyonuyla ortaya çıkacak kapalı alanlarda, konferans salonu, sergi ve seminer salonları, kitaplık, açık alanda ise spor ve rekreasyon bölümleri planlanmıştır. Yapıların büyük ölçüde yıkık ve tahrip edilmiş olması, mevcut duvarların taş işçiliğiyle onarılarak korunması ve yapı grubunun özgün temelleri üstünde gerçekleştirilecek özenli bir restorasyonu gerekli kılmıştır.
    Ayakta kalmış duvarlar olduğu gibi korunmuş, yapılan tamamlama işlemlerinde sonradan eklenen bölümlerin özgün yapıdan ayrılabilmesini sağlamak üzere, yeni malzeme ve teknikler kullanılmıştır. Bu şekilde eski ve yeni bir arada sergilenmektedir.

    Yapının tuğla hatıllı duvarlarının taş örgüsü korunurken, gazometre kuleleri de özgün biçimine uygun, ancak bu kez çelik-cam karışımı olarak güncel teknolojiyle yükselecektir.

    Kısaca, 150 yıllık geçmişi olan yapının restorasyonunda kural olarak mevcut yapılar özenle korunmuş, özgün durumu bilinemeyen yapı grupları ise farklı ve güncel bir teknoloji ile tamamlanmıştır.
    Tesisin yaklaşık 2500 metrekare kapalı alanı planlanmaktadır. Restorasyon projesinde bulunan tesisler şunlardır:

    Konferans Salonu: Ana binanın zemin ve bodrum katlarında 250 kişilik konferans salonu, fuaye hazırlık odaları gibi tamamlayıcı birimler bulunmaktadır.

    Sergi Salonları: Ana binanın üst katında iki adet çok amaçlı sergi salonu yer almaktadır.

    Lokanta ve Kafe: Eski gazometre kuleleri çelik-cam bileşimiyle yeniden inşa edilmektedir. Büyük kule lokanta, küçük kule ise kafe olarak hizmet verecektir.

    Seminer Odaları: Ana binanın üst katında 75 kişilik iki seminer salonu mevcuttur.

    Okuma Salonu: Ana binanın uzantısında ekonomik ve sosyal konularda koleksiyona sahip kitaplık ve okuma salonu bulunacaktır.

    Gymnasium: Ek binanın bodrum katında spor ekipmanıyla donatılan bir gymnasium hizmet verecektir.

    Bahçe: Yürüyüş parkurları, tenis kortu, çocuk parkı, otopark ve dinlenme köşeleri planlanmıştır.

    Yüzme Havuzu: Bahçede kulelerin arka cephesinde yüzme havuzu ve hizmet birimleri yer alacaktır.

    Tarihi miras değerindeki gazhane binalarını sosyal, kültürel ve sportif işlevlerle donatarak, çağdaş bir tesis ortaya çıkarmayı hedefleyen tasarım ve restorasyon çalışmaları, uzun soluklu süreç içinde devam edecektir.


    Kaynakça
    Nur AKIN, 19.y.yılın İkinci yarısında Galata ve Pera, İstanbul 1998, s.127-129
    Başbakanlık Osmanlı Arşivi,Meclis-i Vala, nr.21204
    Afife BATUR, ‘’Beylerbeyi Sarayı’’, İstanbul Ansiklöbedisi, İstanbul 1994, c.2, s.206-210
    Mehmet Rebii Hatemi BARAZ, Beylerbeyi I, İstanbul 1994, s. 269-270.
    Ayda KAYAR, ‘’Uğruna Beste Yapılan Tesis Sonunda Bitiyor’’, http://arsiv2.hurriyet.com.tr/istanbul/turk/00/06/13/isthab/15ist.htm
    Tolga TANIŞ,’’ Beylerbeyi Gazhanesi’’,
    http://arsiv.hurriyetim.com.tr/istanbul/turk/99/08/06/isthab/29ist.htm
    Pervin KAPLAN, ‘’Gazhane Kültür Üretecek’’, http://www.radikal.com.tr/1999/03/30/turkiye/02gaz.html

     


    www.mehmetmazak.com © 2012 Her hakkı sakldır.
    Site içeriği kısmen de olsa izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz..
    web tasarım ve programlama deSen