Kız Kalesi ( Erdemli-MERSİN )
Anasayfa
Biyografi
Kitaplar
Makaleler
Bildiriler
Haberler
Hedeftekiler
Sertifika ve Belgeler
Basında
İletişim

Mehmet MAZAK Araştırmacı Yazar

Makaleler

İlk Toplu Taşıma Vasıtası: Pazar Kayıkları (Deniz Ticareti 2004)

    İlk Toplu Taşıma Vasıtası: Pazar Kayıkları (Deniz Ticareti 2004)

    27.04.2012

    İlk Toplu Taşıma Vasıtası: Pazar Kayıkları

    Şirket-i Hayriye’nin teşekkülünden önce, yani 1854 senesinden evvel Boğaziçi köy ve semtlerindeki halkın Suriçi (Eminönü) ile ulaşımını temin eden ulaşım vasıtasına pazar kayığı denilmekteydi. Pazar kayığı orta ve alt gelir seviyesinde olan halkın rağbet ettiği ulaşım vasıtasıydı.

    Pazar kayıkları, Rumeli tarafında Sarıyer, Büyükdere, Yeniköy, Rumelihisarı ve Arnavutköy, Anadolu sahilinde ise Beykoz, Kanlıca, Anadoluhisarı ve Kandilli semtlerinden Eminönü İskelesi'ne eşya ve yolcu nakli için kullanılmaktaydı. Bu kayıkların içinde kazançları en fazla olanlar Sarıyer, Beykoz, Yeniköy, Tarabya ve Kanlıca pazar kayıkları oluyordu. Bu dört köyün pazar kayıklarına hamlacı esnafı tarafından gösterilen rağbetin sebebi, bunların İstanbul’a inerken yükleri bulunduğu gibi dönüşlerinde de yüklerinin olmasından kaynaklanmaktadır. Sarıyer pazar kayığı tuzlu balık fıçıları, Beykoz kayığı sepetçi çubuğu ve Sırmakeş suyu, Yeniköy kayığı balık, Kanlıca kayığı ise Göztepe memba suları fıçılarını taşımaktan dolayı itibarlı ve kazançlıydı.

    Pazar kayıkları altı hamlacı ve bir reis tarafından idare edilmekteydi. Bu kayıklar, 13 metre uzunluğunda ve 2,5 metre genişliğinde şekl-i mahsusta inşa edilmiş güzel bir nakil vasıtasıydı.

    En uzun kürekleri “baş” ve “şaşırtma” tabir olunanlardır ki, uzunlukları 6,5 metre ve ağırlıkları 80 kilodur. Pazar kayığı kendine özgü yapısı olan, öbür kayık türlerinden kolayca ayrılabilen, bağımsız bir teknedir. Ayrılığının en belirgin yanı, koca gövdesidir. Bunların en belirgin özelliği toplu taşıma vasıtası olmalarıdır.

    Hatta kayıkçı esnafının içindeki en zor görevin pazar kayığı hamlacılığı olduğunu söylemek abartılı olmaz. Yazın sıcağında; kışın soğuk, yağışlı ve fırtınalı günlerinde koca pazar kayığını akıntılara ve şiddetli rüzgârlara karşı getirip götürmekteki sıkıntı tasavvur edilirse, bu işte çekilen zorluk anlaşılabilir.

    Pazar kayıkları ancak 50–60 kişi tarafından kaldırabilir, üç veya dört çifte kürekli olurdu. Her kürekte bir kişi olur ve bunlar kürekleri ayakta çekerlerdi. Pazar kayıklarına sepet, küfe, hurç, ambar ve sandık cinsi eşyalar da yüklenirdi. Yolcuların bir kısmı bunların üzerine çıkarak otururlardı. Yüklerden arta kalan yerlere kilimler serilir ve onların üstüne oturulurdu. Pazar kayıklarında birer su testisi ve maşrapa bulundurulması adetti. Pazar kayıkları çoğunlukla Boğaziçi’nde işleyen vakıflara ait kayıklardı. Bunların Haliç’te dahi işletildiği olmuştur. Boğaziçi’nde karşıdan karşıya geçmek için bir iskeleye bağlı olarak çalışırlardı. Para kazanmak gayesi ile muhtelif kimseler pazar kayığı işlettiği gibi hayırsever şahıslar da işletir, elde edilen hâsılatı cami, mektep vb. yerlere vakfederlerdi.

    Pazar kayıkları İstanbul halkının mekânlar arası ulaşım ihtiyacının karşılanmasında çok büyük ehemmiyeti olan bir vasıtadır. Pazar kayıkları diğer kayık türlerinden daha güvenli olarak yolcu taşımaktadır. Kalıplarının büyük ve ağır olması dolayısı ile rüzgârlı ve dalgalı zamanlarda da kullanılabiliyorlardı. Boğaziçi’nin yukarı kesimlerindeki mahallelerde oturan halk genellikle pazar kayıklarını tercih etmekteydi. 1761 tarihli bir belgeye göre Arnavutköy ve Kuruçeşme halkı her gün İstanbul’a gidip gelmek için pazar kayığı yapımına izin verilmesi için Galata kadısına müracaat ediyor ve kayık yapımı izni alıyor. Kuruçeşme ve Arnavutköy halkının İstanbul’a her gün gidip gelmesi, dönüşte ihtiyaçları olan eşyanın taşınması bu pazar kayığı sayesinde gerçekleşiyor.

    Pazar kayıklarına yelken takmak yasaktı. Rüzgârlı havalarda yelkenli kayıklar büyük tehlike atlatıyordu. Kayıklara alınacak adam sayısı da kayığın büyüklüğüne göre değişiyordu.

    Pazar kayıkları İstanbul’un ilk toplu taşıma vasıtaları olarak tarihteki yerlerini almışlardır.
     


    www.mehmetmazak.com © 2012 Her hakkı sakldır.
    Site içeriği kısmen de olsa izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz..
    web tasarım ve programlama deSen