Kız Kalesi ( Erdemli-MERSİN )
Anasayfa
Biyografi
Kitaplar
Makaleler
Bildiriler
Haberler
Hedeftekiler
Sertifika ve Belgeler
Basında
İletişim

Mehmet MAZAK Araştırmacı Yazar

Makaleler

Çağdaş Kent Olgusu Olarak İstanbul’da İlk Aydınlatma Çalışmaları,(Tek Der Dergisi2007)

    Çağdaş Kent Olgusu Olarak İstanbul’da İlk Aydınlatma Çalışmaları,(Tek Der Dergisi2007)

    26.04.2011

    Çağdaş Şehircilik Anlayışının Gerekliliği Olarak İstanbul’da İlk Aydınlatma Çalışmaları


    Dünyada havagazı ile çağdaş şehir aydınlatmasının sağlanmasının üzerinden 44 yıl geçtikten sonra 1856 yılında İstanbul’un ilk defa modern şehir aydınlatılması çalışmalarının başladığı görülmektedir.

    İstanbul’da modern şehirciliğin ölçülerinden olan cadde-sokak ve iç mekân aydınlatılmasının ilk örneği 1856 yılında Dolmabahçe Sarayı için tesis edilen ve kullanıma sunulan Dolmabahçe Gazhanesi ile ortaya çıkmıştır. Sultan Abdülmecid Dolmabahçe Sarayı’nı inşa ettirirken buranın Avrupa’daki saraylar gibi gazla aydınlatılması için yakın bir yerde bir gazhane kurulmasını istedi. Bu maksatla saray ahırlarının bulunduğu yerin arakasındaki alanda bir gazhane inşa edilmiştir. Saraya yakın olduğu için de Dolmabahçe Gazhanesi adıyla tanındı. Dolmabahçe Gazhanesi’nin inşası sarayla birlikte 1853 yılında tamamlandı, 07 Haziran 1856 tarihinde resmi törenle hizmete girdi ve sarayın aydınlatılması için gerekli havagazı Osmanlı Devleti sınırları içinde ilk defa burada üretildi ve Dolmabahçe Sarayı modern ölçülerde havagazı ile aydınlatıldı. Daha sonra gazhanenin üretim fazlası gazı ile yakın sokaklara fenerler (sokak lambaları) döşenerek aydınlatma işlemleri gerçekleştirildi. İlk cadde sokak aydınlatması Cedde-i Kebir (İstiklal Caddesi) aydınlatılarak gerçekleştirilmiştir. Daha sonraki zamanlarda Galata, Pera, Yüksek Kaldırım, Pangaltı, Fındıklı, Beşiktaş, Tophane-i Amire, Talimhane ve Saraçhane’ye kadar olan bölge havagazı fenerleri döşenerek aydınlatılmıştır.

    Modern şehirciliğin önceliklerinden olan cadde, sokak ve tarihi mekânların geceleri aydınlatılması işlemi Anadolu yakasında ilk defa Üsküdar Kuzguncuk Gazhanesi’nin 1865 yılında tesis edilmesi ile gerçekleşmiştir. Bu tesis Beylerbeyi Sarayı’nın aydınlatılması için yaptırılmış, ancak üretim fazlası gaz ile Üsküdar’ın birçok cadde ve mahallesi bu gazhaneden elde edilen yakıt ile aydınlatılmıştır.
    Dolmabahçe ve Kuzguncuk gazhanelerinin kurulma amaçları saraylara hizmet vermektir. Ancak halka ve şehre yönelik sosyal amaçlı olarak İstanbul’da ilk inşa edilen tesis 1880 yılında bitirilen Yedikule Gazhanesi’dir. Bu tesisten elde edilen gaz öncelikle İstanbul’un aydınlatma hizmetlerinde kullanılmıştır. 1873 yılında inşaat çalışmaları başlamış olup, 1880 yılında hizmete girmiştir. 1887 yılında ise Hasan Tahsin Efendi’ye 40 yıllığına imtiyaz verilerek özelleştirilmiştir.

    Anadolu yakasında sosyal amaçlı olarak yapılan ilk gazhane 1891 yılında inşası tamamlanan Kadıköy Hasanpaşa Gazhanesi olmuştur. Bu gazhaneden elde edilen yakıt ile Anadolu yakasının aydınlatma çalışmaları gerçekleştirilmiştir.
    Gaz ve aydınlatma kavramı Osmanlı İstanbul’unun belleğine sokak sokak, cadde cadde kazındı. 1900’lü yıllara gelindiğinde İstanbul’da gaz ile aydınlatma çalışmaları oldukça yaygın hale gelmiştir. 1900 ile 1914 yılları arasında İstanbul’un ana arterleri, caddeleri, sokakları, konakları, yalıları ve devlet daireleri gaz ile aydınlatılmaya başlandı.
    İlk defa 1912 yılında Silahtar’da elektrik üretilmişse de cadde ve sokakların modern ölçülerde elektrikle aydınlatılmasına 1920’li yıllardan sonra başlanabilmiştir.

    Havagazı ile yanan sokak lambaları İstanbul’un ana arter ve sokaklarını aydınlatmaya başladığında çağdaş kent olgusu olarak İstanbul’da ilk modern aydınlatma gerçekleştirilmiş bulunmaktaydı.


    1910’lu yılarda İstanbul cadde ve sokaklarında Dersaadet Gaz Şirketi 3.943 adet sokak feneri kurarak şehir aydınlatmasını sağlamaya çalışmıştı. Anadolu yakasında Üsküdar Kadıköy Gaz Şirketi şehrin modern ölçülerde aydınlatılması için 2.989 adet sokak feneri kurmuştu. Bu sokak fenerlerinin fitillerinin değişimi, fenerlerin temizlenmesi, akşam sabah yakılıp söndürülmesinin Şehremaneti’ne aylık maliyeti 85–90 bin kuruş düzeyindeydi.

    1914 yılında Yedikule Gazhanesi’nce Beyazıt ve Fatih dairelerinde 4.000 adet, Dolmabahçe Gazhanesi’nce Beyoğlu ve kısmen Yeniköy dairelerinde 1.966 adet, Kadıköy Gazhanesi’nce Kadıköy, Üsküdar ve kısmen Hisar dairelerinde 2.776 adet sokak feneri yakılmaktaydı. İstanbul’da üç gazhanenin beslediği toplam sokak lambası adedi 8.742 adet idi.

    Aynı dönemde belediye dairelerinde 2.316 adet gaz yağı lambası, 277 adet de lüks yakılmaktaydı. Yine aynı dönemde sokak aydınlatmasında elektrik ile aydınlatma çalışmaları başlatılmış olup, belediye dairelerine 600 adet elektrik lambası konulacak, bunun 300 adedi sabaha kadar yakılacak, 300 adedi ise gece yarısına kadar yakılacaktı.

    Yukarıda vermiş olduğumuz fener ve lamba sayıları ile İstanbul’un ancak birinci ve ikinci derecedeki cadde ve sokakları geceleyin aydınlatılabiliyordu. Bütün bu ifadelerden çağdaş kent olgusu olarak İstanbul’da ilk modern cadde sokak aydınlatma çalışmalarının ne kadar mükemmel bir çalışma sonucunda ortaya çıktığını gözlemleyebiliriz.


    Kaynakça

    Sertaç KAYSERİLİOĞLU-Mehmet MAZAK-Kadir KON, Osmanlı’dan Günümüze Havagazının Tarihçesi, İstanbul 1999,c.1, c.2, c.3.

    Mehmet MAZAK-Ali ŞEN, “İstanbul’da ilk Modern Aydınlatılan Mekan: Dolmabahçe Sarayı ve Dolmabahçe Gazhanesi”, Uluslar arası Dolmabahçe Sarayı Sempozyumu, Kasım 2006,İstanbul.

    Mehmet MAZAK, “Anadolu Yakasının İlk Sanai Tesislerinden Biri Kuzguncuk Gazhanesi ve Üsküdar”, IV. Üsküdar Sempozyumu, Kasım 2006, ;İstanbul.
     

     


    Galeri
    www.mehmetmazak.com © 2012 Her hakkı sakldır.
    Site içeriği kısmen de olsa izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz..
    web tasarım ve programlama deSen