Kız Kalesi ( Erdemli-MERSİN )
Anasayfa
Biyografi
Kitaplar
Makaleler
Bildiriler
Haberler
Hedeftekiler
Sertifika ve Belgeler
Basında
İletişim

Mehmet MAZAK Araştırmacı Yazar

Makaleler

Şehremaneti Döneminde İstanbul’un Temizlik İşleri: Tanzifat Amelesi

    Şehremaneti Döneminde İstanbul’un Temizlik İşleri: Tanzifat Amelesi

    10.11.2015

    Şehremaneti Döneminde İstanbul’un Temizlik İşleri: Tanzifat Amelesi

    Tanzifat kavramı Şehremaneti’nin kurulmasıyla beraber zikredilmeye başlanmıştır. Çöp kelimesi Farsça “çöb”den gelmekte olup ağaç, saman, çalı ve emsali şeylerin kırıntısı anlamlarını taşımaktadır. Diğer bir tarifle çöp; insanların yaşamsal, sosyal ve ekonomik faaliyetleri sonucunda işe yaramaz hale gelen ve akıcı olabilecek kadar sıvı içermeyen her türlü maddedir.

    Şehremaneti’ne bağlı çalışan ve İstanbul sokaklarının temizlik işlerini yürüten temizlik işçilerine verilen genel isim “Tanzifat Amelesi”ydi.

    13 Haziran 1854’te çıkarılan Şehremaneti Nizamnamesinin ikinci maddesi ile şehrin temizlik işlerinin yürütülmesi ilk defa klasik şehir yönetimine özgü görevler üstlenen Şehremaneti’ne verilmiştir. 1854’te kurulan Şehremaneti (Belediye), şehrin çöp ve temizlik işlerini yüklenmiştir. Fakat sağlıklı bir işleyişe kavuşturulamayan temizlik işleri için Altıncı Daire-i Belediye’nin (Beyoğlu) akılcı bir çözüm bulduğu görülmektedir. Galata ve Beyoğlu çöplerinin ihale yöntemiyle kaldırılması, anayolların hayvan pisliklerinden, enkazdan, çamur ve tozdan arındırılması konusunda bu belediye dairesinin çalışmaları Avrupa kentleri düzeyinde olmuşken, Suriçi (Eminönü-Fatih) sokaklarının tam manasıyla temizlenmediğine ve arayıcı esnafı düzeninin de giderek bozulduğuna şahit olmaktayız.

    Nihayet 1868 yılında Şehremaneti yeni bir organizasyona giderek ilk kez çöp arabaları yaptırmış, tanzifat amelesi adı altında aylıklı personel istihdamıyla bu işi üstlenme gereği duymuştur. Çöpçülerin kontrolü de belediye kavaslarına bırakılmıştır. Ancak bu dönemdeki temizliklerin meydan, anayol ve çarşı pazar sınırlarını aşmadığı, mahalle içlerinin ise eski durumunda bırakıldığı görülmüştür. Bu dönemde İstanbul’un caddelerinde ve sokak aralarında dolaşan tahta el arabalı çöpçüler olurdu. Bunlar, düşük bir ücret karşılığında evlerden çöp toplama hizmeti vermekteydiler. Çöpü fazla biriken ev kadınları, küçük bir bahşişle birlikte çöplerini belediyede kadrolu olan, resmi üniformalı bu temizlik görevlisine verirdi. El arabasının mümkün olduğunca fazla atık toplayabilmesi için çöpçüler, arabanın haznesinin yanlarına birbiri üzerine bindirilmiş teneke levhalar, kalın kartonlar ve mukavvalar sokuşturarak haznenin kapasitesini olabildiğince yükseltirdi. Ayrıca ellerindeki kalın çalı süpürgeleriyle kaldırım kenarlarını süpürürlerdi.

    1868'da Şehremaneti ve Belediye daireleri kurulunca Kadıköy'e çöp arabaları gönderilmeye başlandı. İki tekerlekli, at-katır veya merkeple çekilen ve üstü kapalı olan bu arabalar mahallelerden çöpleri toplar ve Fikirtepe civarında vakti zamanında açılmış, büyük taş ocaklarının çukurlarına boşaltırlardı. Hatta 1924 senelerinde Bağdat Caddesi'nde, ellerinde büyük bir çalı süpürgesi ve yarısı kesilmiş beyaz peynir tenekesine sokulmuş uzun bir çomaklı kürek, üstlerinde asker elbisesine benzer kıyafetlerle yolları temizleyen çöpçüler hizmet ederdi.

    1858 yılında kurulan Altıncı Daire-i Belediye'nin şehrin temizlik sorunlarında başarı elde etmesinden sonra Galata ve Beyoğlu örneğine bakılarak bütün İstanbul 1868 tarihinde 14 belediye dairesine ayrılmıştır. Ancak bu tarihten önce 08 Ekim 1864 tarihinde çıkarılan Vilayet Nizamnamesi ile taşra şehirlerinde modern belediye teşkilatları oluşmaya başlamıştır. 1860’ların sonunda Beyoğlu Şişli’ye doğru büyümeye başlamış ancak bu büyümeye uygun bir altyapı oluşturulamamıştır. Özellikle temizlik ve kanalizasyon hizmetleri yetersiz kalmaktaydı. Semtlerin pislikleri alelacele kurulan tesisle Kasımpaşa deresine akıtılmaktaydı. Başlangıçtan beri Haliç, kıyı semtlerinin kanalizasyon ve çöp gibi atıklarının boşaltıldığı bir yerdi. Altıncı Daire-i Belediye de mezbaha atıklarıyla çöp ve kanalizasyonu Haliç’e boşaltmaya devam etmiştir. Temizlik hizmetlerinin sağlıklı şekilde yerine getirilebilmesi için 20 Nisan 1859 tarihinde çıkarılan “Sokaklara Dair Nizamname”de Altıncı Daire bölgesindeki sokaklar üç sınıfa ayrılmış, temizlik işleri eksiltme usulü ile ihale edilmiştir. Çıkarılan “Sokaklara Dair Nizamname”nin beş ve on birinci bentleri arası, sokakların süpürülmesi ve temizlenmesini içermektedir. Bu nizamname Altıncı Daire-i Belediye’ye mahsus bir zabıta talimatnamesidir.

    Osmanlı Devleti’nde belediye teşkilatının hukuki temelleri I. Meşrutiyet döneminde atıldı. 1877’de çıkarılan Vilâyat ve Dersaadet Belediye Kanunu’na göre ortaya konulan belediye statü ve uygulaması sonraki dönemlere de damgasını vurmuştur. Bu kanunla belediyelere imar işlerini düzenleme ve denetleme, aydınlatma, temizlik, pazar ve alışveriş denetimi gibi görevler verildi.

    1877 yılında çıkarılan Vilâyat Belediye Kanunu’nun üçüncü maddesinde, temizliğin yapılması için gerekli kanun maddesi mevcuttu. Tanzifat (temizlik) emrinin icrası için memlekette hâsıl olacak süprüntü sahil olmayan yerlerde şehrin dışında toplanarak cadde ve sokakların temiz tutulması gerektiği bildirilmektedir. Sahili olan semtlerde de süprüntüler denize dökülmekteydi.

    Şehremaneti ve belediye dairelerinin çalışmalarına rağmen İstanbul’un cadde, sokak ve meydanları ile mahalle aralarının temizlenmesi hep sorun olmuştur. Belediyeler temizlik işlerine ne kadar önem verirlerse versinler tam manasıyla bir düzen sağlayamamışlardır.

    İstanbul’un temizlik işlerini yürütecek düzenli bir teşkilat II. Meşrutiyet’ten sonra Cemil Topuzlu Paşa döneminde kurulabilmiştir. Cemil Paşa’nın birinci Şehreminliği zamanında 1911 yılında “Nezafet-i Fenniye Müdürlüğü” kuruldu. Cemil Paşa, İstanbul’un temizliğine ve tanzifat işlerine büyük önem vermiş, temizlik işlerine belediyede önemli bir bütçe ayırmıştı.

    Nezafet-i Fenniye Müdürlüğü’nün kurulmasıyla birlikte, tanzifat müfettişleri tayin edildi, sokaklar geceleri yıkanıp temizlenmeye başlandı, hayvanlarla çekilen çöp arabaları yaptırıldı. Temizlik işine büyük bütçeler ayrılarak İstanbul ilk defa ciddi ve fenni temizlik gördü. Tabii bütün bu işlerin yapılmasında Nezafet-i Fenniye Müdürü Mühendis Selahattin Bey’in büyük gayreti etkili olmuştur.

    I. Dünya Savaşı bütün bu yenilikleri alt üst etmiş, temizlik konusundaki gelişimi sekteye uğratmıştır. Savaşın çıkmasıyla birlikte atlara ve arazözlere ordu el koymuş, genç ameleler de askere alınmıştır. Mütarekeden sonra Cemil Topuzlu Paşa’nın ikinci Şehreminliği'nde tanzifat işleriyle tekrar ciddi olarak uğraşıldı. Temizlik işleriyle ilgili her türlü noksanlar düşünülüp giderildi. Nezafet-i Fenniye Müdürlüğü’ne Dr. Vedi Bey atanarak çalışmalar yeniden başlatıldı. İstanbul’un cadde, sokak ve meydanları çok iyi temizletildi. Ancak temizliğe ayrılan bütçe zamanla yetersiz gelerek belediyenin iflasına sebep oldu.

    Bu dönemde Şehremaneti halktan tanzifat vergisi olarak 50.000 lira toplayabilirken bu rakama da Maliye Bakanlığı el koyuyordu. Halbuki Şehremaneti her sene temizlik işlerine 400.000 ila 500.000 lira sarf ediyordu. Şehremaneti bu dönemde bir hayli borçlanmıştır.

    1920’lerde İstanbul şehrinin cadde ve sokaklarının temizlenmesinin gündüz saatlerinden ziyade geceleri yapılmaya başlandığı görülmektedir. Sokakların gündüzleri süpürülmesi sıhhat ve sağlık açısından sakıncalar doğurduğu için, cadde ve sokakların gece süpürülmesine karar verilmiştir.


    Kaynakça
    1-Mehmet MAZAK, Osmanlı’da Çevre ve Sokak Temizliği, İstaç yay. İstanbul 2001.
    2-Yılmaz TAŞÇIOĞLU, “Belediyecilik”, İstanbul Ansiklopedisi, c.7, İstanbul 1993.
    3-Sevim BUDAK, “Çöp”, İstanbul Ansiklopedisi, İstanbul 1993.

     


    www.mehmetmazak.com © 2012 Her hakkı sakldır.
    Site içeriği kısmen de olsa izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz..
    web tasarım ve programlama deSen