Kız Kalesi ( Erdemli-MERSİN )
Anasayfa
Biyografi
Kitaplar
Makaleler
Bildiriler
Haberler
Hedeftekiler
Sertifika ve Belgeler
Basında
İletişim

Mehmet MAZAK Araştırmacı Yazar

Makaleler

İstanbul'da Elektrik

    İstanbul'da Elektrik

    10.11.2015

    İstanbul'da Elektrik

    Avrupa’nın gelişmiş şehirleri ve başkentleri 1880 yılından itibaren elektrikle aydınlatılmaya başlanmasına rağmen, İstanbul’un elektrikle aydınlatılması girişiminin daha sonraki tarihlerde başladığını görüyoruz. İstanbul’un elektrikle aydınlatılmasının gecikmesini birçok araştırmacı ve yazar Sultan Abdülhamid’in güvenlik kaygısına bağlamaktadırlar. Alman İmparatoru II. Guileme ile birlikte İstanbul’a gelmiş olan Prens Bülow’un 1898 senesinde yazmış olduğu “Memoires du Chancelier” adlı kitapta bu kaygı şöyle tarif edilmektedir: “II. Abdülhamid iki şeye karşı çok büyük bir ürküntü içerisindedir. Bunlardan biri elektrik kıvılcımıdır. Ziyaretimiz sırasında Siemens tarafından İstanbul’un elektrikle ışıklandırılması teklifini hatırlattık, bunun sanaiye olan faydalarını anlattık, fakat başarı elde edemedik”

    Avrupa’da Londra 1881 yılında elektrikle aydınlatılmaya başlanmıştı. 21 Temmuz 1906 tarihli İstanbul’da yayımlanan The Levant Heralt gazetesindeki makaleye göre 1905 yılı sonu itibariyle Almanya’da elektrik fabrikasının sayısı 175 adetti. 1895 tarihinde bu sayı 168 adet olup, sadece elektrikli tramvay için bu sayının 140 adet olduğu belirtilmektedir.

    Elektriğin İstanbul’a geç gelmesinin gecikmesini Şehremaneti Mektupçusu Osman Nuri Efendi de Sultan II. Abdülhamid’in güvenlik kaygısına bağlayarak, elektriğin en uzak mesafelerden bile, bir tel vasıtasıyla sarayını alt üst edebileceğinden korktuğunu belirtmektedir.Hatta aynı dönemde saray Şam ve Selanik gibi diğer kentlerde elektriğe izin verdiği halde İstanbul’da elektrik kullanımına geçmemiştir.

    Sultan Abdülhamid’in tahttan indirilmesinden iki yıl sonra 1910 yılında yeni hükümet ve padişah, merkezi Budapeşte’de olan Macar “Ganz Anonim Elektrik Şirketi”ne 50 yıl süre ile İstanbul’un elektrik dağıtım imtiyazını vermiştir.

    Başlangıçta imtiyaz, İstanbul’un Rumeli yakasında bulunan 1’den 12’ye kadar Şehremaneti Belediye daireleri ile Yeniköy’de bulunan 20. belediye dairesi arasında olup, diğer mıntıkalar İstanbul Havagazı Şirketi’nin elinde idi.

    Ganz Anonim Elektrik Şirketi bundan bir sene sonra yani 1911 yılında “Banque Generale Credit Hongrois” ve “Benque de Bruxelles” ile müştereken, beheri 22 Osmanlı lirası (500 s.Frank) kıymetindeki 24.000 hisseden ibaret olmak üzere 528.000 lira (12 milyon s.Frank) sermaye ile “Osmanlı Anonim Elektrik Şirketi” unvanıyla bir şirket kurdu.

    1911 yılında arazisi alınarak Silahtar’da Kâğıthane ve Alibeyköy dereleri ağzında 118.000 metrekarelik bir alanda kurulacak olan santral, sözleşme gereği elektrik donanımını 1913 Haziran ayında tamamlayacaktı. Ancak Balkan Savaşı nedeniyle yapısı bir süre aksadığından, 28 Eylül 1913 tarihinde de İstanbul’daki sel felaketi nedeniyle büyük bölümü hasar gördüğünden, fabrika tesisatını 1914 Şubat ayında tamamlayabildi ve 11 Şubat 1914 günü İstanbul tramvaylarına, 14 Şubat 1914 günü de şebekelere, hususi tesisata ve bütün özel kuruluşlara elektrik verilebildi.

    11 Şubat 1914 günü faaliyetine başlayan ve her biri 5.000 kw’lik 3 turbo jeneratör grubu ile saatte 12–13.000 kg buhar verecek altı kazanla donatılmış olan Silahtarağa Elektrik Santrali işletmeye alındıktan bir yıl sonra, “Societe Financiere de Transport et d’Enterprises Industrielles a Bruxelles” yani Sofina şirketine devredildi. Bu şirket “Societe Anonyme Turque d’Eléctricite” yani ”Osmanlı Türk Elektrik Şirketi” adı altında şehrin gelişen ihtiyaçlarına paralel genişletmeler ve revizyonlar yaparak 1937 yılına kadar faaliyetini devam ettirmiş, önce İstanbul Belediyesi’ne, sonra da 1939 senesinde İETT’ye bağlanmıştır. İstanbul’da ilk elektrik 1914 yılında üretilmişse de bu elektriğin cadde ve sokakların modern ölçülerde aydınlatılmasında kullanılmaya başlanması ancak 1920’li yıllarda gerçekleşebilmiştir.


    Kaynakça
    Sertaç KAYSERİLİOĞLU-Mehmet MAZAK-Kadir KON, Osmanlı’dan Günümüze Havagazının Tarihçesi, İstanbul 1999,c.1, s.65.
    F. Ensari KARA, “Silahtarağa”, İstanbul Ansiklöpedisi, sayı 54, İstanbul 1994.








    Eski İstanbul’da Sokak Fenerleri

    Klasik Osmanlı Dönemi dediğimiz 1826 öncesinde başkent İstanbul’un aydınlatma sistemi, diğer şehirlerimizden ve Avrupa şehirlerinden pek farklı değildi. İstanbul s


    www.mehmetmazak.com © 2012 Her hakkı sakldır.
    Site içeriği kısmen de olsa izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz..
    web tasarım ve programlama deSen