Kız Kalesi ( Erdemli-MERSİN )
Anasayfa
Biyografi
Kitaplar
Makaleler
Bildiriler
Haberler
Hedeftekiler
Sertifika ve Belgeler
Basında
İletişim

Mehmet MAZAK Araştırmacı Yazar

Makaleler

Eski İstanbul’da Sokak Fenerleri

    Eski İstanbul’da Sokak Fenerleri

    10.11.2015

    Eski İstanbul’da Sokak Fenerleri

    Klasik Osmanlı Dönemi dediğimiz 1826 öncesinde başkent İstanbul’un aydınlatma sistemi, diğer şehirlerimizden ve Avrupa şehirlerinden pek farklı değildi. İstanbul sokakları geceleyin karanlıktı. Ramazan aylarında minarelere gerilen mahyalar ve camilerden yansıyan ışıklar ancak bir nebze geceyi aydınlatırdı.

    Klasik Osmanlı devrinde sarayın, donanmanın ve ileri gelen devlet adamlarının tertip ettikleri şenliklerde geceler aydınlatılırdı. Ancak sıradan günlerde zengin aileler kapılarının önlerine kandil, fener veya idare asarlardı. Büyük konakların kapılarına fenerler asılırdı. Geceleri sokağa çıkma adeti pek yoktu. Yatsı namazından sonra acil işi olmayanlar sokağa çıkmazlardı. Mecburiyetten dolayı sokağa çıkanlar ise fener taşırlardı. Zenginlerin fenerlerini uşakları veya köleleri taşırdı. Çok zorda kalmadıkça kadınlar yatsı namazından sonra sokağa çıkmamaya özen gösterirlerdi. O günlerde hükümet; zengin ve varlıklı vatandaşlarının evlerinin ve konaklarının çevresine kandil ve fener asmalarını istedi. Tanzimat’la birlikte kentin aydınlatılması çalışmaları hızlandı. Meclis-i Vala-i Ahkâm-ı Adliye kararı üzerine hali vakti yerinde olanların ev ve konaklarının çevresini aydınlatması zorunlu hale getirildi. Halk içinden bu durumu benimseyenler hükümet nezdinde takdir görmeye başladı. Böylece kandil ve fenerle sokak aydınlatması yangınlaştı.

    1850’lerin sonunda Pennsylvania’da bulunan petrol kısa zamanda ticari bir ürün olarak İstanbul’a ulaştı. İç mekân aydınlatmasında kullanılan balmumu, yağmumu, zeytinyağı gibi aydınlatma araçlarının yerini petrol (gazyağı) almaya başladı. Hers adında bir müteşebbis 1864 yılında Bab-ı Zabtiye Nezaretine baş vurarak gazyağı ile İstanbul sokaklarının aydınlatma imtiyazını aldı.

    Ancak bu imtiyazdan önce 1856 yılında Dolmabahçe Sarayı için yaptırılan gazhanenin üretim fazlası gazı ile Cadde-i Kebir ve Yüksek Kaldırım bölgeleri geceleyin havagazı fenerleriyle aydınlatılmaya başlanmıştı. 1865 yılına gelindiğinde Beşiktaş, Harbiye, Fındıklı, Galata ve Saraçhane’ye kadar olan bölgelerin caddeleri tek taraflı olarak yollara döşenen gaz fenerleriyle aydınlatılıyordu. 1864 Kuzguncuk, 1881 Yedikule, 1891 Kadıköy gazhanelerinden elde edilen havagazı ile İstanbul geceleri aydınlanmaya başlamıştı.


    1900’lü yıllara gelindiğinde ise artık aydınlatma çalışmaları iyice yaygınlaşmış olacaktır. 1900 ile 1914 yılları arasında İstanbul’un ana arterleri, caddeleri, sokakları, konakları, yalıları ve devlet daireleri gaz işletmeciliğinin gelişimi sonucu aydınlatılmaya başlandı.

    1910’lu yıllarda İstanbul cadde ve sokaklarında Dersaadet Gaz Şirketi 3.943 adet sokak lambası-feneri koyarak şehir aydınlatmasını sağlamaya çalışmıştı. Anadolu yakasında Üsküdar Kadıköy Gaz Şirketi şehrin modern ölçülerde aydınlatılması için 2.989 adet sokak lambası-feneri yerleştirmişti. Bu sokak fenerlerinin fitillerinin değişimi, fenerlerin temizlenmesi, akşam sabah yakılıp söndürülmesinin Şehremanetine aylık maliyeti 85-90 bin kuruş düzeyindeydi.

    1914 yılında Yedikule Gazhanesi’nce Beyazıt ve Fatih dairelerinde 4.000 adet, Dolmabahçe Gazhanesi’nce Beyoğlu ve kısmen Yeniköy dairelerinde 1.966 adet, Kadıköy Gazhanesi’nce Kadıköy, Üsküdar ve kısmen Hisar dairelerinde 2.776 adet sokak feneri yakılmaktaydı. İstanbul’da üç gazhanenin beslediği toplam sokak lambası adedi 8.742 adet idi.

    Aynı dönemde belediye dairelerinde 2.316 adet gaz yağı lambası, 277 adet de lüks yakılmaktaydı. Yine aynı dönemde sokak aydınlatmasında elektrik ile aydınlatma çalışmaları başlatılmış olup, belediye dairelerine 600 adet elektrik lambası konacak, bunun 300 adedi sabaha kadar yakılacak, 300 adedi ise gece yarısına kadar yakılacaktı.

    Yukarıda vermiş olduğumuz fener ve lamba sayıları ile İstanbul’un ancak birinci ve ikinci derecedeki cadde ve sokakları geceleyin aydınlatılabiliyordu.


    Kaynakça
    1- R. Sertaç KAYSERİLİOĞLU-Mehmet MAZAK-Kadir KON, Osmanlı’dan Günümüze Havagazının Tarihçesi, İstanbul 1999,c.1, s.65-68.

     


    www.mehmetmazak.com © 2012 Her hakkı sakldır.
    Site içeriği kısmen de olsa izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz..
    web tasarım ve programlama deSen